Melis Gözen&Deniz Gözen Röportajı

Tek yumurta ikizleri Melis ve Deniz Gözen kardeşler, yapımcıların yeni gözdesi oldu.
İlk olarak “Aşk Her Yaşta” dizisiyle adlarını duyuran, şimdilerde ise “Genco”da rol alan tek yumurta ikizleri Melis ve Deniz Gözen kardeşler, Jodie Foster’a olan benzerlikleriyle yapımcıların yeni gözdesi oldu.


“Aşk Her Yerde” dizisinde de ikiz olarak rol almıştınız. Artık daha da bir göz önündesiniz…

Deniz: Dizide bizim de kendimizle ilgili hikayelerimiz var çünkü. Sürekli birbirimizle çatışıyoruz. Ben, Cüneyt karakterine aşığım.

Melis: Benim Tibet adında platonik bir aşkım var ve bir şekilde hikaye hep bize bağlanıyor.

Aslında birbirinizden tamamen uzak iki kardeşsiniz değil mi?

Deniz: Benim saçlarım kısa ve simsiyahtı, Melis’inkiler de bakır ve uzundu. İkiz olduğumuzu daha da vurgulamak için saçlarımız aynı renk sarıya boyandı. Böyle olunca hikayelerde birbirimizin zıttı olmak yerine aynı ama farklı yönlere giden iki kardeş olduk.

Sizi görünce akla Mary-Kate ve Ashley Olsen kardeşler geliyor. Bu konuda neler duyuyorsunuz?

Deniz: Bizi gören herkes aynı yakıştırmayı yapıyor ve “Türkiye’nin ikizleri doğuyor” diyor.

Siz oyunculuğa nasıl başladınız. Henüz 17 yaşındasınız ama…

Melis: 10 yaşındayken çocuk mankenlik yarışmasına katıldık ve Türkiye çapında ilk 10’a kaldık. Sonrasında Erberk Ajans bizi direkt aldı. Sonrasında reklamlara başladık, esasında ikiz olmamızın avantajıyla dizilerde yer aldık.

Deniz: Mesela reklama çağırdıklarında birimizi, diğeri de geliyordu haliyle. İkimizi birden gördüklerinde “Bunlar ikizler” deyip senaryoyu değiştirip ikimizi birden oynatıyorlardı.

Bu ikiz olarak çalışma durumundan memnun musunuz?

Melis: Ben memnunum. Dezavantajları da var, avantajları da… Ama Deniz pek memnun değil.

Deniz: Düşünsenize ikiziniz olduğunu… Yanında senden bir tane daha duruyor, ne özelliğiniz var onun yanında? Sizler için çok güzel görünüyor olabilir ama benim hoşuma gitmiyor.

İş anlamında böyle ama evde anlaşabiliyor musunuz?

Melis ve Deniz: Hayır!

Deniz: Biz saç saça baş başa kavga ederiz. Mesela ben tırnaklarımı yerim, Melis’in tırnakları uzundur. O bana tırnaklarını geçirir, ben ona yumrukla girişirim. Bir kere de Melis’in burnu kanadı. “Anne kan akıyor” dedim.

Melis ve Deniz: O da her zamanki gibi “Of yine mi?” dedi.

Deniz: Kişilik olarak geçin, giyim tarzı olarak da iki insan ne kadar farklı olabilirse, o kadar farklıyız. Ben sporum, Melis öyle değildir. Kıyafet olarak her şeyi Melis toparlar ben sadece ona uyarım.

Oyunculuk dersleri aldınız mı?

Melis: 8. sınıftan bu yana oyunculuk yapıyoruz. O zaman ders almamıştık ama “Genco”ya başlamadan önce üç hafta Murat Han’dan oyunculuk dersleri aldık. O eğitim çok işimize yaradı.

Deniz: İlk olarak onun öğrettiği teknikleri uygulayamıyorduk ama şu an herkes “Siz geliştiniz” diyor.

Hep oyuncu mu olmak istiyorsunuz yoksa başka kariyer planlarınız var mı?

Deniz: İstek Bilge Kağan Lisesi’nde okuyoruz. Uluslararası ilişkiler ya da avukatlık okuyacağım eşit ağırlık seçip ama ne istediğimden çok da emin değilim. Avukat olmaktansa oyunculuk yapmak isteyebilirim.

Melis: Ben sayısal okuyorum. Önce gemi mühendisliği düşündüm ama sonra eczacılık yapmaya karar verdim. Çünkü eczacı olursam eczane açarım o çalışırken ben oyunculuk yapmaya devam edebilirim diye düşündüm.

Oyunculukla birlikte derslerinizi de düzeltmişsiniz. Bu nasıl oldu?

Deniz: Geçen sene derslerim inanılmaz kötüydü. Bu sene her şey programa oturduğu için her şey düzenli, derslerim de öyle. Takdir alıyorum, bir tane 3 geliyor mesela.

Melis:
Geçen sene az kalsın sınıfta kalıyordum. Ben de takdir alacağım. Hazal Kaya da İtalyan Lisesi’nde, onun da dersleri çok iyiymiş.